|
Sinop Ayancık
Kaymakam Mustafa
HOTMAN
Tel 0.368 613 10 17
Faks 0.368 613 57 08
E-Posta
Web
Belediye Bşk. Mustafa SARISOY
Tel 0.368 613 10 73
Faks 0.368 613 13 33
E-Posta
Web
Yüzölçümü 876 Km2 Kuruluş Yılı 1923
Köy Sayısı 71 Toplam Nüfusu 27.761
İlçenin Tarihi
Ayancık İlçesinin tarihi ilk çağlara kadar uzanır. Ayancık ve çevresinde
yaşayan ilk kavimler Paflogonyalılar, Amazonlar, Akalar ve Dorlardır. İlk
çağda Paflogonya Batı Karadeniz bölümünde Biritanya, Pontusya ve Galatya
arasında kalan yerdir. Paflagonyalılar bu bölgede bilinen ilk yerli halktır.
M.Ö. 1200 yıllarına kadar Etiler' e bağlı, onların korumaları altında
yaşamışlardır.
Ayancık ve çevresi 11. yüzyılın sonlarında ilk kez Danışmentoğullarının
egemenliğine girmiştir. Bölge 1204 te Anadolu Selçuklularının, 1259 da
Pervaneoğullarının, 1292 de Candaroğullarının eline geçmiştir. 1460 yılında
Fatih Sultan Mehmet Trabzon seferine giderken Sinop ve çevresini Osmanlı
Devletine bağlamıştır. Tanzimat Devrine kadar Ayancık ve Çevresi Kastamonu'
ya bağlı dört kadılıktan birinin yönetimi alanı içinde kalmıştır. Tanzimat
ile başlayan, daha sonra devam eden yenileşme hareketleri sırasında Ayancık
ve çevresinde (Sancak-Kaza) İlçe yönetimi kurulması düşünülmüş, İlçe merkezi
olarak da Ayandon (Türkeli İlçesine bağlı Ayazköyü) kabul edilmiştir.
Ayancık ve Ayancık Çayının doğusundaki köylere egemen olan Şükrüoğulları
1860 yıllarda Çaylıoğulları ile anlaşarak İlçe merkezinin Ayancık' a
taşınmasını kendi çıkarları ile uygun görmüşler ve 1860' lı yıllarda bir
değirmen ve birkaç önemsiz yapıdan oluşmuş küçük bir yerleşim yeri olan
Ayancık, zaman içinde Kaymakamlık ve Askerlik Şubesi gibi resmi kurumların
ve bir çok konut ve ticaret yapılarının kurulması ile hızla gelişmiştir.
Alman ve Belçika sermayeli kereste fabrikasının 1929 yılında işletilmeye
başlanması, bölge ekonomisi ve sosyal hayatında dönüm noktası olmuştur.
Ayancık bu tarihten sonra sürekli gelişme göstermiştir. 1860 'lı yıllarda
yapılan eski Hükümet Konağı binası 1952' de yanmış, yerine bugünkü mevcut
bina yapılmıştır.
Ayancık, Cumhuriyetin ilanına kadar Kastamonu İline bağlı iken, Cumhuriyetin
ilanından sonra yapılan idari düzenlemede Sinop İline bağlı İlçe olmuştur.
Coğrafi Durumu
Batı Karadeniz coğrafi bölgesinde yer alan Ayancık İlçesi; Kuzeyde
Karadeniz, Güneyde Sinop İli Boyabat İlçesi ve Kastamonu İli Taşköprü
İlçeleri, Batıda Sinop İli Türkeli İlçesi ve Doğuda ise Sinop İli Erfelek
İlçesi ile çevrilidir. İlçenin İl ile olan bağlantısı 55 Km.' lik sahil
karayolu ile sağlanır.
İlçenin toplam arazisi 86.600 (Ha) olup, Yüzölçümü 866 km2 ve Rakım 10 m.'
dir. İlçe merkezi 202 metre yükseklikteki "Maltepe" ve "Ayantepe" ile deniz
arasında Ayancık Çayı Vadisinde kurulmuştur. İlçe adını Ayan tepesinden
almıştır.
İlçemiz sınırlı ve toplam 94.500 (Da) büyüklükte tarım arazisine sahiptir.
Ancak, % 71.86 gibi büyük bir kısmı tarım dışı arazidir. Tarım arazisi
olarak tanımladığımız arazinin sadece % 28.14 lük kısmından ibaret olan
arazilerin de, büyük bir kısmını eğimli araziler teşkil etmektedir. Çok az
bir kısım arazi ise vadi yataklarındaki küçük düzlüklerden ibarettir.
Buna karşılık, toprak yapısı itibari ile killi ve kalkerli bir karaktere
sahip bulunduğundan orman ürünlerinin yetişmesine son derece elverişlidir.
Bölgede 53.524,5 (Ha) ağaçlı, 3.388,1 (Ha) ağaçsız olmak üzere toplam
569.912,5 (Ha) ormanlık saha bulunmaktadır. Çok zengin çam, köknar, meşe,
gürgen, kayın, dişbudak, karaağaç, kavak türleri ile özellikle Çangal
Ormanları "ağaç denizi" olarak nitelendirilir.
Yeşilin her tonunu bu ormanlarda görmek mümkündür. Kıyı şeridindeki çeşitli
ağaç türlerinden oluşan bitki örtüsü içine yer yer Akdeniz bitkilerine de
rastlanır. Güneye doğru inildikçe iklim kuraklaşmaya başlar ve bozkır
bitkileri görülür.
Akgöl yapay bir orman gölüdür. Bunun dışında doğal yada yapay gölü
bulunmamaktadır.
Uzunluğu 90 Km. civarında olan ve çok sayıda küçük derenin birleşmesinden
oluşan Ayancık Çayı, geniş bir alanın sularını toplayıp tek kol halinde İlçe
merkezinden denize dökülür.
Bölgenin en yüksek dağlarına sahip bulunan Ayancık' ın, Kuzey Anadolu sıra
dağları üzerindeki Zindan 1750 ve Çangal 1605 metre yükseklikteki
dağlarıdır.
Ayancık İlçesi deprem bölgesi sınıflandırılmasında 4. bölgede bulunmaktadır.
İklimi
Ayancık yöresinde tipik Karadeniz iklimi egemendir. Kışları serin ve
yağışlı, yazları kurak ve nemlidir.
Yıllık ortalama sıcaklık 14.0 C' derece' dir. En yüksek ortalama Temmuz
ayında olup, 22.2 C', en düşük ortalama sıcaklık ise Ocak-Şubat aylarında
oluşan 6.6 C' dir. . Deniz suyu sıcaklığı Haziran ve Temmuz ayları
itibariyle ortalama 23-24 derecedir.
Yıllık ortalama nisbi nem oranı % 72' dir. Nem oranı en yüksek değerine % 76
ile Mart, en düşük değerine ise %70 ile Haziran, Temmuz ve Aralık aylarında
ulaşmaktadır.
Yıllık ortalama yağış 1003,1 mm' dir. En çok yağış 139,2 mm ile Aralık, en
az yağış 34,9 mm ile Temmuz ayında görülmektedir. Yüksek kesimleri kış
sezonu süresince genelde karla kaplı geçer.
Yılda fırtınalı gün sayısı ortalama 9,2' dir. En çok esen rüzgar güney, en
kuvvetli rüzgarlar ise kuzey ve kuzeybatı rüzgarlarıdır.
Bitki Örtüsü
Yörenin doğal bitki örtüsünü ormanlar oluşturmaktadır. Bitki örtüsü çok
zengin ve yoğun olup, yükselti kuşaklarına göre farklılaşmaktadır. Kıyı
kesiminde yayvan yapraklı orman dokusu, makilik ve fundalıklar ile kültür
bitkileri yaygındır. Kıyıdan itibaren yükseldikçe iğne yapraklı ağaç ve
bitki türleri yoğunluk kazanmaktadır. Ormanlarda çam, köknar, meşe, gürgen,
kayın, dişbudak, karaağaç, ıhlamur, çınar, kestane, kavak çeşitli maki ve
çalı türleri yer almaktadır.
Nüfus ve Yerleşim
1990 yılında İlçenin merkez nüfusu 10.418, köylerinin nüfusu 25.625 ve
toplam nüfusu 36.043 iken;
22 Ekim 2000 tarihinde yapılan genel nüfus sayımı sonuçlarına göre; İlçenin
merkez nüfusu 10.919, köylerinin nüfusu 15.128, toplam nüfus ise 26.047'ye
düşmüştür.
Kilometrekareye 33. kişi düşmekte olup, nüfus yoğunluğu Türkiye
ortalamasının altındadır.
Nüfus düşüşünün en önemli nedeni ÖRÜS Kereste-Sunta fabrikasının
özelleştirilmesi ve Hava Radar Üssünün Ayancık'tan taşınması sonucu iş
sahalarının yetersiz kalmasıyla istihdamda meydana gelen azalmadır. Genç
nüfus sürekli olarak İlçe dışına yada yurt dışına işçi olarak göç
etmektedir. Bununla birlikte yaz sezonu tatilini geçirmek amacıyla
gelenlerle İlçe nüfusu 50.000 civarına çıkmaktadır.
İlimiz ilçeleri arası genel nüfus durumuna göre İlçemiz Boyabat ve Durağan
İlçelerinden sonra 3 üncü, İlçe merkezi nüfus durumuna göre ise Boyabat
İlçesinden sonra 2 inci sırada gelmektedir. gelmektedir
Ulaşım
Ayancık 55 km.'lik sahil yolu ile Sinop İli' ne bağlanmıştır. İç kesimlerle
olan bağlantısı Çangal yolu üzerinden Kastamonu yolu ile sağlanmaktadır.
Bazı İl Merkezleri ile İlçelere olan uzaklıkları Şöyledir: Samsun: 218 km.,
Kastamonu: 140 km., Ankara: 435 km., İstanbul: 630 km., Türkeli: 35 km.,
Boyabat: 72 km., Gerze: 94 km., Erfelek 46 km.' dir. İlçeler arası ulaşım
minibüslerle sağlanmaktadır.
Basın-Yayın
İlçemizde mahalli gazete çıkaran iki adet basımevi bulunmaktadır. 1977
yılında kurulan Ayancık Gazetesi ve Matbaası, her ayın 01-16 tarihlerinde
"Ayancık Gazetesini" çıkarmakta; 1993 yılında kurulan Doğuş Gazetesi ve
Matbaası da her ayın 12-27 tarihlerinde "Doğuş Gazetesi" çıkarmaktadır.
İlçemizde özel yayın yapan Tv. veya Radyo bulunmamaktadır. TRT ve Özel tüm
radyo yayınları net olarak dinlenebilmektedir. Ayancık merkez-tepe üstündeki
vericilerden TRT ve Özel kanal yayınları izlenebilmektedir.
Haberleşme
Posta Hizmetleri : Merkeze gelen ve giden postalar haftanın 6 günü
yapılmaktadır. Posta hatları (Ayancık-Sinop-Türkeli/Türkeli-Ayancık-Sinop)
tur. Yenikonak şubede 1 personel ile kabul ve teslim hizmeti yapılmaktadır.
Telgraf Hizmetleri : Telgraf hizmeti merkezde mevcut bir adet alıcı ve bir
adette yazıcı olmak üzere 2 adet teleks mevcuttur. Fax ve APS hizmetleri
verilmektedir. Havale kabul işlemleri on-line olarak yapılmaktadır.
Telekomünikasyon Hizmetleri : Telekomünikasyon hizmetleri (Tesis , arıza,
bakım vb.) Ayancık Türk Telekom Müşteri Hizmetleri Ofisi ile Sinop Telekom
Müdürlüğü tarafından sürdürülmektedir. İdari işler (Abonelik, Tahsilat vb.)
Ayancık Telekom Ofisince, kiralık müstakil binada yürütülmektedir. İlçemize
bağlı 71 köyün telefonu otomatik görüşmeye açıktır. İlçe merkezinde ankesör
tesisiz mahalle olmayıp, 22 adet ankesör bulunmaktadır.
Kültür ve Turizm
Ayancık ve civarında yıl içindeki ortalama günlük sıcaklık, güneşli günler
sayısı ve deniz suyu sıcaklığı gibi unsurlar dikkate alındığında yaz
turizminin Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluştuğu
görülmektedir. Ancak denizden yararlanma söz konusu olduğunda en uygun
ayların Temmuz, Ağustos olduğu Haziran ve Eylül aylarında ise deniz
turizmine kısmen uygun olduğu görülür.
Kış turizmine yönelik çalışmalar henüz olmamakla birlikte Küre Dağlarının
üzerinde bulunan Akgöl ve Karlık yaylalarının kayakçılık için potansiyel
taşıdığı görülür. Bu aylar aynı zamanda ilçenin her mevsim turizm potansiyel
kaynaklarındandır.
İlçemiz yöresinde yaban hayatı oldukça çeşitlilik gösterir. Bölgenin
ormanlık olması nedeniyle özellikle geyik, karaca, kurt, tilki, çakal, ayı,
tavşan ve yaban domuzu gibi av hayvanları dağlık iç kesimlerde kendini
göstermektedir.
Ayancık yerleşimi çevresinde iri çakıl kaplı uzunluğu fazla olmayan bir kıyı
bandı vardır. Bu kıyı bandı denizden yararlanma açısından uygun olup, turizm
tesislerinin yer alabileceği şekildedir. Ayancık içinde gazhane mevkiinde
bulunan Belediyeye ait 56 yatak kapasiteli Apart Otel ve 200 kişilik Nezgep
Restaurant barı ve terası ile hizmet verirken, 40 yatak kapasiteli Karahan
Otel lokanta ve barı ile bitişiğinde bulunmaktadır. Şadırvan Caddesi İskele
önü mevkiinde bulunan 44 yatak kapasiteli iki yıldızlı turizm belgeli Saymoz
Otel lokanta ve barı ile hizmet vermektedir. İlçemiz Yalı mahallesi Ömer
Seyfettin caddesi üzerinde Falaka Cafe Bar Restaurantla birlikte hizmet
vermekte olup, 40 yatak kapasitelidir.
Şehir yerleşiminin batısında 1,5 km uzaklıkta olan Çamurca Plajı ve koyu
içindeki Kızılay' a ait kamp yeri özellikle çocuklu aileler ve gençler
tarafından tercih edilmektedir. Çamurca plajına ulaşmadan hemen önceki
Gelincik Burnunda olta balıkçılığı ve su altı sporları açısından uygun
özellikler taşıyıp özellikle kaya oluşumları ile tatilcileri büyülemektedir.
Çamurca Mevkiinin 2 km. batısında yer alan Kuğu Yalısı Koyu hem deniz ve
ormandan yararlanmak ve sakin bir tatil geçirmek isteyenlere uygun ortamlar
sunar. Burada tatilcileri karşılamak üzere kurulan Kuğu Yalısı tatil köyü ve
restaurant hizmet vermektedir.
İlçenin 11 km. batısında yer alan İstefan Limanı özellikle yat turizmine
potansiyel teşkil etmektedir. Civar deniz, güneş, piknik, doğa yürüyüşleri,
su altı sporları açısından kullanılabilir alanlara sahiptir.
İlçenin doğusunda Sinop yolu üzerinde bulunan pek çok köy ve sahil şeridi
Oluza, Harzana Plajı ve Gebelit Koyu bulunmaktadır. Bu koylarda bulunan
meyve ağaçları , ahşap evler, sebze bahçeleri ve sıcak kanlı insanlar çadır
turizmi içinde potansiyel oluşturmakla birlikte henüz böyle bir ciddi
çalışma yoktur.
Ayancık İlçesi çevresinin dağlık ve ormanlık alanlardan oluşması nedeniyle
pek çok dinlenme ve yaylalara sahiptir. Bu yaylaların en önemlileri Akgöl ve
Karlık yaylalarıdır. Ayrıca civardaki Çangal Bölgesi içinde yer alan Erikli
Köyüne bağlı Çangal Mahallesi 1930' lu yıllarda inşa edilmiş Orman İşletmesi
Dinlenme Tesisleriyle turizm için potansiyel teşkil eder. Ayancık İlçesinin
güneyinde 31 km. mesafede 1200 m. Yükseklikte sık ormanlık alan içinde 3
dönüm yer kaplayan küçük çok şirin Akgölü, piknikçiler için doyumsuz bir
alandır.
Ayancık Kastamonu yolunun 17 km.sinden ayrılan stabilize yol ile ulaşılan
Babaçay Kanyonu özellikle ilkbahar ve sonbaharda doğa yürüyüşleri açısından
büyüleyici bir parkurdur. Kanyonun geçilmesi sonucunda ulaşılan İnaltı
Köyünden yaklaşım 500 m. Bir tırmanışla varılan İnaltı Mağarası, 700 m.
Uzunluğunda galeri ve salanları, damla taşları ile görülmeye değer bir
yerdir. Mağaranın turizme kazandırılması için mağara içi aydınlatma sistemi
ile giriş kısmına kapı, merdiven Wc ve dinlenme yeri düzenlemeleri
yapılmıştır.
Ayancık turizmi genel olarak incelendiğinde potansiyel değerler açısından
yaz ve kış turizmine hitap edecek özelliklerle karşılaşılır. Orman ve
denizin bütünleştiği Ayancık' ın sadece Denizini ve güneşini dikkate almak
yanlış olur. Kanyonları, mağaraları, yaylaları ve kırsal yerleşim
özellikleriyle otantik değerlerin dikkate alınacağı alternatif turizm
anlayışı içinde yapılacak yatırımlar Ayancık Turizmini gelecekte hak ettiği
noktaya taşıyacaktır.
Önemli Turizm Alanları
Ayancık ilçesi çevresinin dağlık ve ormanlık alanlardan oluşması ve Küre
Dağlarının yüksek tepelerinin ilçe sınırlarında olması nedeni ile orman içi
pek çok dinlenme alanı ve yaylalara sahiptir. Bu yaylaların en önemlileri
Çangal , Akgöl ve Karlık Yaylalarıdır.
ÇANGAL : Ayancık-Kastamonu yolunun 25. km sinde yoldan 3 km içeride bulunan
Çangal ; orman içindeki açıklık alana kurulmuş bir yerleşim yeridir. Burada
Orman İşletmesine ait idare binaları , misafirhane ve lojmanlar
bulunmaktadır. Binalar tek katlı olup arazi üzerinde dağınık vaziyettedir.
Küçük bir tatil köyü havası yaratılmıştır. Tesisler Ayancık kereste
Fabrikasını kuran Belçikalı ve Almanlar tarafından 1930 lu yıllarda inşa
edilmişlerdir. Etrafındaki geniş Göknar ormanları ve yakın köylerle birlikte
kış turizmi , av ve dağ turizmi için uygun olup tesis yapmaya oldukça
müsaitttir.
AKGÖL : Ayancık ilçesinin güneyinde Ayancık-Kastamonu yolunun 31.km sinde,
yoldan da 5 km içeride bulunan Akgöl ; 1200 metre yüksekliktedir. Etraftaki
sık göknar ormanları içinden akan iki çayın birleştirerek oluşturduğu göl
ortalama 3 dönüm alan kaplamaktadır. Gölün yanında orman işletmesine ait bir
tesis bulunmaktadır. Günübirlik piknik için uygun olan göl civarındaki orman
içlerinde piknik masaları ve ızgara yerleri bulunmaktadır. Çevre ormanlarda
yaban domuzu, ayı, kurt, çakal ve tavşan gibi av hayvanları mevcuttur.
Akgöl'e ulaşmak için inilen 5km lik yol stabilize olup buradan da İnaltı
bölgesine doğru yol devam etmektedir. Bu yol üzerinde bulunan İnaltı
Mağarası ve Kanyonları safari turlar ve yürüyüşler için de müsaittir. Kış
mevsiminin uzun geçtiği bölgede küçük kayak pistlerinin de yapılabileceği
uygun orman içi boşluklar mevcuttur.
KARLIK YAYLASI VE DÜDENİ : Akgöl ve İnaltı Mağarası ile hemen hemen aynı
bölge üzerinde bulunan Karlık yaylası 1600 metre yüksekliğe sahip geniş bir
yayladır. Zengin bir orman yapısından sonra ulaşılan yaylada orman idaresine
ait bir telsiz istasyonu ve gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bölgenin en
yüksek tepelerinden biri olan yayladan açık ve bulutsuz havalarda Sinop İnce
burun açıkları ve şehir ışıkları rahatça görülmektedir.
Geniş otlaklardan oluşan yaylanın en büyük özelliği Karlık Düdenidir.
Bölgenin jeomorfolojik yapısından kaynaklanarak oluşan bu düden iki yamacın
arasında çökmüş bir alan görünümü vermektedir. Buradaki kayalık kesime
ulaşıldığında Buradan aşağıya doğru uzanan bir mağara daha olduğu
görülmektedir. Bu mağaranın yapısı ve bölgenin yüksek olması nedeni ile
burada biriken karlar yaz aylarında Ağustos sonuna kadar erimemekte olup ,
oluşan bu kar kütükleri eski yıllarda yaz aylarında çevre köylüler
tarafından kullanılmakta imiş. Bölgeye de adını veren bu düden mağarası ve
çevresi yayla turizmi ve meyilli otlakları nedeniyle çim kayağı için oldukça
uygun ortamlara sahiptir.
İNALTI KANYONLARI : Ayancık - Kastamonu yolunun 17. km sinden ayrılan
stabilize yol ile ulaşılan kanyonlar ve mağara ilçenin en güzel rekreasyon
alanlarındandır. Yol güzergahında inaltı yerleşmesi ve Alabalık Tesisleri de
bulunmaktadır. Tesislerden sonra ulaşılan kanyon yolunun bir tarafı sarp
kayalık öbür tarafı çay yatağından oluşmaktadır. Birkaç yerde çayın içinden
geçen yol çay suları yüksek olmadıkça taksiler tarafından da kolaylıkla
aşılabilmektedir. Ancak kar sularının eridiği ilkbahar ayları ile sonbahar
aylarında yalnızca arazi taşıtları ile geçilebilmektedir. Zaman zaman da
ağaç köprülerden geçilerek ilerleyen yol safari turları için oldukça müsait
doğal bir parkurdur.
Kanyonun en can alıcı bölümü ; sarp kayalıklardan akan suların oluşturduğu
küçük şelaleler ve çamur ve yosunların oluşturduğu sarkıt ve traventenlerin
bulunduğu 1 km lik mesafedir. Bu alanı gruplar ve ziyaretçiler özellikle
yürüyerek geçmeyi tercih etmektedirler. Kanyonun bitiminde orman içinde
devam eden yol Alabalık Üretme tesislerini de (kapalı) geride bıraktıktan
sonra İnaltı Köyüne ulaşmaktadır. Ormanlardan tomruk nakletmek için
kullanılan Eski buharlı trenin dekovil hattının da geçtiği kanyonu iki
vadisinde bulunan orman idaresine ait terkedilmiş barakalar kanyon ve bölge
turizmi canlandığında tesis olarak kullanılmaya oldukça müsaittir.
İNALTI MAĞARASI : İnaltı Köyü köyün hemen arka yamacında bulunan mağara ile
ünlenmiştir. Deniz seviyesinden 1070 m. yüksekte olan mağaranın oldukça
büyük olan ağzı köyden görülebilmektedir. Köyde biraz soluklandıktan sonra
yaklaşık 500 metrelik bir tırmanıştan sonra mağaraya ulaşılmaktayken,
2002-03 yıllarında yapılan yol ile mağaranın 50 m. altına kadar araçla
gidilebilmektedir. Buradan 50 metrelik merdivenle mağaranın ağzına
ulaşılabilir. Mağara ağzında geniş bir sahanlık bulunmaktadır.
İnaltı mağarası gerek mağara içi damlataşları ve arkeolojik özelliği,
gerekse de doğal çevrenin güzelliği nedeniyle, turizm amaçlı kullanıma son
derece uygun şartlara sahiptir.
Ortalama uzunluğu 7500 metre olan mağaranın son noktası girişten 24 metre
aşağıdadır. Doğu-batı yönünde büyük bir (S) çizerek uzanan mağaranın giriş
ağzı ve gerisindeki salonun tavan yüksekliği 20 metreden fazla, genişliği
ise 18 metredir. Giriş salonu boyu 125 m, tavan yüksekliği 6-22 m, genişliği
7-13 metreler arasında değişen düzgün bir galeriye açılır. Bu galeri
mağaranın en geniş ve en kuru bölümüdür. Buradan sonra daralarak ilerleyen
mağarada sarkıt, dikit, sütun, örtü ve duvar damlataşları, damlataş
havuzları görülmeye başlar. Yatay gelişmiş kaynak konumlu fosil bir mağara
inaltı mağarasında damlataşların çoğu genişlemiş olan orta bölümde yer
almaktadır. Buna karşılık mağara tabanına yakın alt kesimlerde ve su
düzeyinin hemen üzerinde Karnabahar ve Patlamış Mısır şekilli damlataşlar da
bulunmaktadır. Mağaranın içinde yer yer su birikintilerine rastlanmakta olup
bazıları ilerlemeyi zorlaştıracak şekilde derindir. Mağara girişinde görülen
duvar kalıntıları, tarihi dönemlerde iskan alanı olarak kullanıldığı sanılan
mağaraya arkeolojik değer de katmaktadır.
İnaltı mağarasının elektrifikasyonu, trafo, kapı, merdiveni, çeşme ve
tuvaleti yapılmış; mağara içindeki gezi güzergahı ve kır kahvesi yapım
çalışmaları devam etmektedir.
Mağara Civarında Kanyon, Akgöl ve Karlık Yaylası ve Düdeni gibi doğal
güzelliklerin de bulunması mağaranın önemini daha da arttırmaktadır.
Hazırlanan projelerle günübirlik ziyaretçilerin ihtiyaçlarına yönelik
tesislerin yapılması yanında çoğunluğu boş olan köy evlerinin de pansiyon
olarak kullanılma açılması planlanmaktadır.
Konaklama Tesisleri
Belediye Apart Otel : Yalı Mahallesi sahil şeridi üzerinde bulunan otel 58
yatak kapasitelidir. Önü deniz arkası orman olan otel iki katlı özel bir
mimariye sahiptir. Otel kompleksi içinde 200 kişilik restaurant, bar, lobi
kafeterya ve teras restaurant bulunmaktadır. Odalar balkon ve terasa sahip
olup sıcak su ve telefon mevcuttur. Ayrıca otel bünyesinde 3 adet bungalov
ev ile 1 adet de köy evi mevcuttur.
Rezervasyon - Telefon : 0(368) 613 11 37 - 613 35 63
Saymoz Otel : Yalı Mahallesi İskele meydanında denize nazır bulunan otel 40
yatak kapasiteli olup otelin cafe-bar ve yazlık çay bahçesi mevcuttur.
Rezervasyon - Telefon : 0(368) 613 10 39
Karahan Otel : Yalı mahallesinde Belediye Apart otele bitişik , 5 katlı
olarak inşa edilen otel 50 yatak kapasiteli olup cafe,barı mevcuttur.
Kahvaltı verilebilen otelde yemek ihtiyacı bitişikteki Apart otelin
lokantasından karşılanabilir.
Rezervasyon - Telefon : 0(368) 613 19 74 - 613 10 87
Yavuzlar Otel : İlçemiz Yalı mahallesi Ömer Seyfettin caddesi üzerinde
Falaka Cafe Bar Restaurantla birlikte yeni faaliyete geçmiş olup 40 yatak
kapasitelidir.
Rezervasyon Tel - Faks : 0(368) 613 55 15
Kuğu Yalısı Apart Otel - Kamping : İlçenin batısında şehirden 3 km ilerideki
Kuğu Yalısı mevkisindeki koya kurulmuş otel iki katlı 36 yatak kapasiteli
bir tesistir.
Rezervasyon-Telefon : 0(368) 613 25 92
Gökay Aile Pansiyonu : Şehir içinde Yukarı Erkengünez mevkisinde bulunan 5
katlı bir binanın iki katı aile pansiyonu olarak düzenlenmiş ve hizmete
sokulmuştur.
Rezervasyon - Telefon : 0 (368) 613 24 34 - 613 27 93
Tarihi ve Arkeolojik Değerler
Sinop ili tarihi ve arkeolojik değerler bakımından zengin olmakla birlikte
aynı yoğunluk Ayancık ve civarında görülmemektedir. Bununla birlikte ilçenin
en önemli eserleri;
ESKİ CEZAEVİ (KİLİSE) : Yalı Mahallesi sahil kesiminde bulunan bina eski bir
kilise yapısı olup yıllarca cezaevi olarak kullanılmıştır. Bizans dönemine
ait olan ve bugün boş olan bina düzenlendiğinde kültür merkezi olarak
kullanılmaya müsaittir.
İSTEFAN KAYA MEZARLARI : Ön tarih devirlerinden kalan ve henüz hiç bir
bilimsel araştırmanın yapılmadığı Pontus Krallarına ait kaya mezarları
İlçenin batısındaki İstefan, (Çaylıoğlu) köyü sınırları içinde
bulunmaktadır.
İSTEFAN SULU KİLİSESİ : Yine aynı yerleşim yerinde istefan burnunun batı
yakasında, toprak altında olup içi toprak ve su dolu haldedir.
Galerilerinden biri toprak üstündedir. Halk içinin su dolu olması ve
çevresinin de su kaynağı yönünden çok zengin olması nedeni ile buraya sulu
kilise adını vermiştir. Henüz hiçbir kazı çalışması yapılmadığı alanda eski
bir höyük bulunmaktadır.
YALI CAMİİ : 1981 yılında Ömer Seyfettin'in hikayesini anlattığı Ayancık
Camiidir. Bilinmeyen bir nedenle yıkılmış ve yerine 1908 yılında şimdiki
Yalı Camii yapılmıştır.
AYANCIK ASKERLİK ŞUBESİ : 1900 yılında, İstefan'daki kilise harabelerinin
sutunları kullanılarak, aynı üslupla inşa edilen ve Askerlik Şubesi binası
olarak kullanılan bina restore edilmiştir. Kesme taştan yapılan binanın ön
cephesi sutunlu ve iki kat halindedir. Yapımında kilise harabesinden
getirilen taşlar kullanılmıştır.
Folklorik, Kültürel ve Etnografik Değerler
ESKİ AYANCIK EVLERİ : Eski bir yerleşim yeri olan Ayancık'ta şehir mimarisi
1. Dünya savaşı öncesi bölgede yaşayan Rumlar ve daha sonraları Kereste
Fabrikasını kuran Belçikalılardan etkilenmiştir. Özellikle şehrin iç
kesiminde ve sahilin bazı yerlerinde inşa edilmiş taş evler tipik Rum, Yunan
mimarisi örnekleridir. Bugün hala ayakta kalanların bir çoğunun kullanıldığı
bu evler iki kat üzerine alınlarına süslemeler, kemerler yapılarak inşa
edilmiş evlerdir.
Belçikalıların mimari tarzından etkilenerek yapılan ahşap evler ise
genellikle sahil kesiminde bulunmaktadır. Bu evlerin tüm malzemesi ahşap
olup genellikle iki katlı içten merdivenli ve bahçeli evlerdir. Kereste
fabrikasını kuran Belçikalılar ve Almanların fabrika arazisi üzerine
yaptıkları lojmanlar ve işçilerin yaşadığı koloni evleri bunlara
verilebilecek örneklerdendir.
Bugün çoğunluğu bakımsız olan ve terk edilerek yıkılan bu evlerin korumaya
alınarak turizme kazandırılması gerekmektedir. Ancak ülke genelinde sorunlu
olan bu tür evler bir kaç merkez dışında henüz ele alınabilmiş değillerdir.
KÖY EVLERİ : Ayancık ve yöresinin köy evleri mimari özellikleri bakımından
diğer yörelerden belirgin farklılıklarla ayrılmaktadırlar. Bu evler bölgede
çok yaygın olan Kestane ağaçlarından yapılmış , bir veya iki katlı,
verandalı, bazıları dekoratif çıkıntılara sahip, ahşap üzerleri oyularak
süslenmiş çatılı evlerdir.
Çatı döşemesi bölgedeki fay kırıklarından elde edilen yassı taşlarla yapılan
bu evler çivi kullanılmadan imar edilmektedirler. 5-10 cm arasındaki
kalasların ahşap çivi ve takozlarla birbirine tutturulması ile örülen bu
evlerin çatısına döşenen ağır taşlar kalasların oturmasına ve binanın daha
da sağlam olmasına katkı sağlamaktadırlar.
Genellikle girişte büyük bir sofadan oluşan bu evlerin sofaya açılan diğer
odalarının her birinde dolap ve banyo bulunmaktadır. Bu eski Türk geleneği
olarak birkaç kuşak ailenin aynı evi paylaşmasından kaynaklanmaktadır.
Aynı yapım özellikleri ambar, selendir gibi binalarda da kendini
göstermektedir. Bugün köylerden yaşanan göçler sonucunda büyük çoğunluğu boş
kalan bu evlerin turizme kazandırılması ve Köy pansiyonculuğunun bölgede
desteklenip yaygınlaştırılması yöreye ekonomik bakımdan büyük destek
sağlayacak kapasitededir.
Ayancık El Sanatları
KETEN : Keten; yağlı tohumlu, lifli bitkiler grubuna giren küçük mavi
çiçekli bir bitkidir. Tohumunun toprağa dikiminden itibaren bir yıl süre
zarfında gelişimini tamamlayan bitki 1-1,5 m. arasında bir boya
ulaşmaktadır. Hemen hemen her türlü toprakta yetişebilen ve olgunluğa
erişmesi süresince özel bir bakım istemeyen keten bitkisinin asıl zahmetli
bölümü bitkiden iplik elde edilme aşamalarıdır.
İşte bu aşamaların zorluğundandır ki bugün yeni nesil köylü bitkiyi
dikmekten ve keten üretimi yapmaktan kaçınmaktadır.
Hasat edilen keten bitkisi tarlada küçük demetler haline getirilerek, çay
yataklarında oluşturulan havuzlar veya göletler içine atılır. 15-20 gün bu
havuzlarda bekletilerek bitkinin şişmesi ve çürümesi sağlanır. Şişen
bitkiler sudan çıkarılarak, Mengenelerle dövülür ve liflerine ayrılır. Daha
sonra bu lifler metal taraklarla taranarak inceltilir ve çıkrıklarda iplik
haline getirilirler. Keten artık iplik haline gelmiş ve tezgahlarda
dokunmaya hazırlanmıştır.
Tahta tezgahlarda dokunarak elde edilen keten bezleri genç kızların hünerli
ellerinde işleme ve nakışlarla bezenerek çeşitli giyim ve ev eşyası olarak
kullanılır. İşleme ve nakışlar yöreye ve kullanıldığı yere göre yaka, paça,
nezgep, peşkir motifi gibi isimler almakta ve keten üzerine sökme ve oya
tekniğiyle işlenmektedir.
BÜRÜMCÜK : El tezgahlarında pamuktan dokunan ve burma tekniği ile ıslakken
burulup bırakılarak elde edilen, göynek, şalvar ve iç çamaşırı olarak
kullanılan yöresel bir kumaş türüdür.
İşlemelerin Kullanıldığı Yöresel Giysiler
NEZGEP : Kadınlarda başa takılan, başı sıcak ve saçları düzgün tutmaya
yarayan başlıktır. Üzerindeki desen tamamen bordo renk kullanılarak yapılmış
olup ; 8-12 numara kotan yumaklar kullanılmıştır. Susma tekniği ile
çalışılan başlık üzerine işlenen motiflere yengil gülü, tepe gülü gibi
isimler verilmiştir.
Başta kullanılan nezgep' in düzgün durmasını sağlamak amacıyla 2 cm.
genişliğinde kumaş üzerine kanaviçe tekniği ile işlenmiş, çene altında duran
iki ucunun nezgep' e bağlandığı bağcığa ise yengil adı verilir.
GÖYNEK : Kadınların iç giyimde kullandıkları keten kumaştan yapılmış
giysilerin yaka kısımları yöresel nakış ve oyalarla süslenir. Bu giysiler
için genel olarak GÖYNEK tabiri kullanılır. Yakalara işlenen oya ve nakışlar
iğne oyası ve sökme işi (ajur ) teknikleri ile yapılır.
PAÇA ( Don ) : Göynek altına giyilen bir çeşit şalvardır. Paça kısmı
işlidir. Keten veya bürümcük kumaşından yapılır, beline takılan uçkur yine
ketenden yapılır.
İşlemelerin Özellikleri
Ayancık yöresinde yapılan nakışlar ( işlemeler) içe giyilen göyneklerde
yakaya, başta nezgep ve yengil'e, ayakta şalvarın paçasına işlenirler ve
kullanıldıkları yere göre özellikler içerirler.
SÖKME İŞİ : İç giyimde kullanılan göyneğin yakasına yapılan iş sökme ve oya
tekniği ile yapılır. Sökme işi teknik olarak kesme ve ajurlar grubuna
girmektedir. Yapılış tekniği olarak işlemede kolaylık sağlaması ve
ipliklerin işin sonuna kadar devam etmesi için tersten yapılmaktadır. İşleme
ipliği olarak 8 ve 12 numara kotan ipliği kullanılır.
Ayrıca ; Sökme işi yanında yakalarda " sülüğen , haramus suyu, balık
kılçığı, kaytan, tırnak , yengil gülü, oya " diye adlandırılan ve çoğunluğu
kanaviçe ve goblen tekniği ile işlenmiş süslemeler göze çarpmaktadır.
OYA İŞLERİ : Yaka kenarına iğne ile kotan iplik kullanılarak iğne oyası
tekniği ile maydanoz, pirinç, halkalı şeker adı verilen motiflerle
süslemeler yapılır. Oyalar genellikle yaka kenarlarına geniş, küçük
parçalara dar olarak çalışılır.
PAÇA İŞİ : İç giyimde şalvarların paçalarına susma tekniği ile yapılan
süslemelerdir.
NEZGEP İŞİ : Tersinden sayılarak susma tekniği ile başa takılan başlık olan
nezgep üzerine işlenen işlerdir. Desende tamamen bordo renk kullanılmıştır.
YENGİL İŞİ : Başta kullanılan nezgep' in düzgün durmasını sağlamak amacı ile
çene altında duran iki ucunun nezgep' e bağlandığı 2 cm genişliğindeki
yengil üzerine kanaviçe tekniği ile işlenen iştir.
İşlemelerin Renk Özellikleri
Genellikle canlı renkler kullanılmış olmakla birlikte nezgep ve paça
işlemelerinde sadece bordo renk kullanılmaktadır.
Yakalarda birden fazla renk iç içe kullanılır. Kırmızı, mavi, sarı, pembe,
yeşil, eflatun, siyah, portakal sarısı gibi renkler çok kullanıldığı
görülmüştür. Yaka çalışmalarında mutlaka siyah renk renk kullanılır ve
işlemeye önce yöresel tabiri ile karası (siyahı) çekildikten sonra
başlanılır.
İşlemelerde Kullanılan Nakış
Adı geçen işlemeler yalnızca yörede dokunan keten üzerine yapılmaktadır. Bu
dokumalar atkı ve çözgü ipleri keten olan ketene keten ve atkı ipliği pamuk
olarak kullanılan ketene pamuk olarak iki grupta toplanırlar. Enleri 40-45
cm civarında değişir. Çizgili veya düz olarak dokunabilirler.
Halk Giysileri
Ayancık ve civarındaki yöresel giysilerin temelini yukarıda da belirtildiği
gibi keten giysiler oluşturmaktadır. Bununla birlikte Yöre kıyafetleri ve
isimleri şöyledir :
Bayanlarda ;
Nezgep : Başa takılır. Hem süs hem de başa takılan bürgü ve saçları tutmaya
yarar. Eski Türk motifleri ile işlidir.
Yengil : Nezgep' in çene altından geçen parçasıdır. Dört bağdır. Türk
motifleri ile süslüdür.
Bürgü : Nezgep' in üstüne örtü olarak takılır. Nezgep' in ön işlemesini
kapatmaz iki kenarı oyalı olan bürgü bürümcükten yapılır.
Yakalı Gömlek : Ketenden yapılan gömlek yakası da eski Türk motifleri ile
süslüdür , yaka ilik altını diye adlandırılan ve yakayı birbirine tutturan
bir altın lira ile tutturulur.
Altıparmak Üç Etek : Göyneğin üzerine giyilir, ayak bileklerine kadar
uzundur. ceket yerine geçen üç etek yırtmaçlı olup Kırmızı -Sarı renkte
olanına Fındıklı, Bordo renginde ince çizgili olanına Üç Etek denir.
Darabulus veya Yün Kuşak : Bele takılır. Özelliği elbiseyi tutturmak ve
kadını dolgun göstermek içindir. İpekten yapılmıştır.
Peşkir : Kuşağın üzerine tutturularak cep görevini gören bir önlüktür.
Paçalı İşlemeli Don : Ketenden (Bürümcükten) yapılır. Ayak bileklerine gelen
yerleri nezgep' e olduğu gibi işlemelidir. Bacağa giyilir.
Yün Çorap : Koyun yününden yapılır. Az görülmesine rağmen işlemeli olanları
da vardır.
Çarık : Ayağa giyilen dana derisinden yapılmış ayakkabılardır.
Erkeklerde ise; bayanlara oranla daha sade bir kıyafet göze çarpar. Ayakta
çarık ve yün çorap, belde kuşak gömlek ve yelekten oluşan kıyafet ile bacağa
zıpka denilen bir tür şalvar giyilir.
Festivaller - Panayırlar - Şenlikler
Ayancık ilçesi sosyal-kültürel etkinlikleri yoğun olan bir ilçedir. İlçede
bu etkinlikler genelde tüm kurumlar tarafından yıl boyu periyodik bir
şekilde devam etmektedir. Yıl içinde çeşitli kurum ve kuruluşlarca çeşitli
etkinlikler düzenlenirken özellikle öğretim yılı sonlarında tüm okulların
öğrenci ve öğretmenlerinin hazırladıkları etkinlikler (folklor, müzik,
tiyatro vb.) ilçenin temel kültürünü oluştururlar.
Bunların dışında gerek turizm olarak gerekse de ekonomik girdi olarak
ilçenin en büyük etkinlikleri Keten Festivali ve Ayancık Panayırıdır.
Ayancık Panayırı : Her yıl eylül ayının ikinci haftası ilçede kurulan
panayırın geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Ayancık dışında Sinop ve
Kastamonu' nun bazı ilçelerinde de kurulan bu alış veriş panayırları
özellikle köylerden gelen vatandaşların hasat sonlarında edindikleri gelirle
ihtiyaçlarını toptan karşılamaları amacıyla kurulmuş ve yıllardır
gelenekselleşerek devam etmiştir. Özellikle giyim , mutfak eşyası ,dayanıklı
ev eşyası gibi maddelerin yanında soğan, patates, sarımsak gibi gıda
maddeleri satışı da panayırın vazgeçilmez gelenekleri arasındadır.
Ayrıca panayır tarihleri arasında kurulan hayvan pazarları da köylü
vatandaşın yetiştirdikleri hayvanları pazarlama imkanına sebep olmaktadır.
Yoğun bir alışverişin yaşandığı Panayırın vazgeçilmez etkinliklerinden biri
de lunaparklardır. Panayırla birlikte ilçede kurulan gezici lunaparklar
panayır süresince ilçede tam bir şenlik havası yaratmaktadır.
Ayancık Kültür-Sanat ve Keten Festivali : Her yıl geleneksel olarak Temmuz
ayının son haftası sonunda yapılan üç günlük festival; ilçede sosyal
kültürel etkinliklerin en yoğun yaşandığı günlerdir. Gündüzleri çeşitli
dallarda düzenlenen yarışmalar, sergiler, çeşitli yazar,çizer ve bilim
adamlarının katıldığı panel ,açık oturum gibi etkinlikler düzenlenirken
geceleri de müzik eğlence programları ve konserler organize edilmektedir.
İlçenin nüfus yönünden en yoğun olduğu bu dönemler ilçe ekonomisinin de
canlanmasına neden olmaktadır. Özellikle turizme yönelik hizmet veren
oteller , lokantalar , çay bahçeleri yıl boyunca bu güne
hazırlanmaktadırlar.
İlk gün festival yürüyüşü ve sergilerin açılışı ile başlayan festival
etkinlikleri deniz şenlikleri , yöresel yemeklerin halka ikramı ve
panellerle ya da Açık Oturumlarla devam etmektedir. Güncel konuların
seçildiği Panel, Söyleşi, Açık Oturum gibi etkinliklere ülkenin tanınmış
yazar, çizer ve sanatçıları katılmakta yöre halkı ve festival ziyaretçileri
hem bu kişileri yakından tanıma fırsatı bulmakta hem de bu toplantılara
etkin katılarak kafalarındaki sorulara cevap alabilmektedirler.
Akşamları düzenlenen havai fişek gösterileri eşliğinde düzenlenen eğlence
programlarına eldeki imkanlar neticesinde çağrılan sanatçıların verdiği
konserler ise festivallerin en fazla katılım sağlandığı etkinliklerdir. 5-6
bin kişinin seyrettiği bu açık hava konserleri gerek Ayancık halkı gerekse
de Sinop ve çevre illerden gelen vatandaşlarca beğeni ile karşılanmakta ve
gençler tarafından coşku ile seyredilmektedir.
Yaz mevsiminin kısa sürdüğü ilçe civarında bir bakıma yaza veda gibi
algılanan festival ilçenin yurt içi ve yurt dışında tanıtımı için de çok
önemli bir aracı olmuş, çeşitli televizyoncu ve gazetecilerin katıldıkları
etkinlikler hakkındaki yorumları çalıştıkları basın kuruluşlarında
yayınlanmıştır. Bu nedenle de Ayancık ve civarına gelmek isteyen turistler
tarihleri özellikle bu günlere denk getirmeye çalışmışlardır. Yurt dışında
çalışan yöre halkı da son yıllarda izin tarihlerini hep festivale göre
ayarlamış böylece festival ilçe takviminde önemli bir yere kavuşmuştur.
Yöre Mutfağı
Keşkek Yemeği : Bölgenin en tanınmış yemeklerinden olan keşkek; etli veya
etsiz dövülmüş buğday veya dövülmüş mısırın kuru fasulye ile pişirilmesiyle
yapılan lezzetli bir çorbadır. Genellikle hıdrellezde yapılır.
Nokul : Kıymalı , üzümlü , yoğurtlu ve cevizli olarak özellikle bayram
arifelerinde yapılan mayalı bir börek çeşitidir. Hamurunda un , süt, yumurta
, tuğa ve maya gibi malzemeler kullanılır. İstenilen iç hazırlandıktan sonra
mayalanmış hamur açılarak iç konur ve rulo sarılarak şekil verilir üzerine
yumurta sürülür. Çörek otu serpilerek pişirilir.
Kulak ( Mantı ) : Un ,süt , tuz ve yumurta ile hamur yoğrularak sofra
üzerinde 1/2 cm kalınlığında açılır. Kare kare kesilen hamur içine kıymalı ,
soğanlı , baharatlı iç konur ve köşeleri üst üste gelecek şekilde kapatılır.
Haşlanarak süzülen hamurlar üzerine eritilmiş tereyağı ve dövülmüş ceviz
veya keş ( kurutulmuş peynir ) serpilir. sarımsaklı yoğurtlu olarak da
yapılabilir.
Kulak'ı diğer mantılardan ayıran özellik oldukça büyük üçgenler yapılması (
pişince kulağa benziyor ) ve üzerine dövülmüş ceviz serpilmesidir.
Saç Böreği : İçine konulan malzemelere göre kıymalı , pirinçli , kestaneli ,
ıspanaklı , kabaklı , ve yöresel bitki olan ıspıt kullanılarak saç üzerinde
yapılan bir börek çeşididir. Un , su ve tuz kullanılarak yoğrulan hamur
küçük bezelere ayrıldıktan sonra teker teker açılır , saç üzerinde içine
malzemesi konularak alt üst ederek çevirmek sureti ile pişirilir. Üzerine
tereyağı sürülür.
Pekmezli Baklava ve Un Helvası : Baklavanın üzerine pekmezli şurup
hazırlanarak yapılır. Un helvası ise ; un ve tereyağı kavrulduktan sonra
üzerine biraz daha un elenerek az daha kavrulur. Daha sonra üzerine pekmezli
şurup hazırlanır , katılaşınca elde top top şekil verilir veya tepsiye
dökülerek kesilir.
İstet : Un , su veya süt ve yumurta ile suluca bir hamur hazırlanır. İyice
çırpılarak tavada 1/2 kalınlığında bir hamur yapılır. Küçük küçük kesilerek
veya rulo şeklinde içine birşey konarak servis yapılır. Bir çeşit krep' tir.
Kuyu Kebabı : Yörenin en meşhur yemeklerindendir. Kuzu veya dananın kuyuda
pişirilmesi ile yapılır. Kuzu veya dananın bütün olarak pişirildiği kebap
özellikle panayır zamanında çok yapılır. Hafif ve lezzetli bir et yemeğidir.
Halk Müziği ve Halk Oyunları
Ayancık Halk Oyunları genelde bölgenin dağlık kısımlarında ve Ayancık'a
yakın sahil kesimlerinde oynanmaktadır. Bölgede bu oyunların oynanmadığı
Çerkez ve gürcü yerleşim bölgeleridir. Bu belgeler azınlık teşkil eder.
Ayrıca Sinop Erfelek ve Boyabat ' a yakın olan sınır köylerinde giysilerde
bazı değişiklikler göze çarpmaktadır.
Halk oyunlarının ezgilerini; yörenin dağlık ve tarıma elverişsiz olması ve
bu nedenle yöre halkının geçici göçe ve dışarıda çalışmaya zorlanması
nedenleriyle ayrılış , gurbet ile ilgili ezgiler oluşturmaktadır. Bu
ezgilerin bir bölümü zamanla değişikliğe de uğramıştır.
Bölgede en çok oynanan Halk Oyunları : Ayancık Çiftetellisi , Muhtar (
Mıktar ) , Ak Yemiş Kara Yemiş gibi oyunlardır. Bu oyunların bazı türküleri
aşağıya çıkarılmıştır.
Muhtar Kaştan Aşıyor
Muhtar kaştan aşıyor, kumlara karışıyor
Hastan bir muhtar gibi, her işe karışıyor
Ayancık efeleri, kız salla küpeleri
Bu türküyü çıkaran Ayancık efeleri
Muhtarın evi alçak, çamura mı batacak
Söylen deyyus muhtara, kızı kime satacak
Ayancık efeleri, kız salla küpeleri
Bu türküyü çıkaran,Ayancık efeleri
Ayancık'ın çamuru gün doğmadan yarılır
Ayancık'ın kızları sevdiğine sarılır.
Ayancık efeleri, kız salla küpeleri
Bu türküyü çıkaran,Ayancık efeleri
Ayandondan Ay Doğdu
Ayandondan ay doğdu, ben sandım sabah oldu
İstafanın önünde oğlum Sabri kayboldu
Beklerim gelir diye, dalgalar erir diye
Güneş doğdu gün battı, nerdesin yavrum yine.
Miktar
Ayancık eymeleri
Beyenmem deymeleri
Bu türküyü çıkaran
Ayancık efeleri
Mıktar kaştan aşıyor
Kumlara karışıyor
Hastan bir mıktar gibi
Her işe karışıyor
Mıktarın evi alçak
Çamura mı batacak
Söylen bizim mıktara
Gızı kime satacak
İpekten yorganım var
Yalın kat döşeğim var
Ayancık'tan gidersem
Karakoç kurbanım var
Ayancuğun arkası
Yılanların yuvası
İkimizi ayıran
Ürüşvet parası
Çatak
Çıra aldım Çataktan
Yarılmaya bıdaktan
Şu Çatağın gızları da
Sevilmeyor gursaktan
Ayancuğun çayları da
Akıyor da akıyor
Şerife de kadın sürmeli camdan
Bakıyor da bakıyor
Ey Alyancuk da Ayancuk
Üstü açık ovacık
Gız seni gözel gösteren
Başındaki yazmacık
Mısır ektim goğuza
Yedümedim doğuza
Şu deyüsun gızını da
Çalıverdim omuza
Geminin başındayım
12 yaşındayım
12 yaştan beri de
Gız senin peşindeyim
Giden gemi durur mu ?
Ah limanı bulur mu ?
Bir yastuğa baş guymakta
Acep nasip olur mu ?
Ekonomik Durum
Ayancık ilçesinin ekonomik sektörünü tarım-ormancılık-balıkçılık ile küçük
sanayi ve (orman ürünlerinin taşınması suretiyle) nakliyecilik
oluşturmaktadır.
Ayancık altyapı yatırımlarının ve ulaşım ağının yetersizliği nedeniyle geri
kalmış ekonomik bir yapıya sahiptir. Bu nedenle ilçeden sürekli yurt içi ve
yurt dışına göç yaşanmaktadır. İlçe halkının en önemli gelir kaynağını yurt
dışında çalışan işçilerin gönderdikleri döviz oluşturmaktadır.
Nüfusun yaklaşık üçte ikisi kırsal kesimde yaşamakta ve geçimini tarım ve
ormancılıktan kazanmaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları gibi hizmet sektörü
ilçenin diğer önemli ekonomik sektörüdür.
Sinop ilinin 1994 yılında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli İller
kapsamına alınmasından sonra ilçede ufak çapta da olsa özellikle tekstil
alanında özel sektör tarafından küçük ve orta ölçekli işletmeler açılmıştır.
İlçenin en önemli sanayi kuruluşları; İlçenin en önemli sanayi kuruluşları;
Kereste ve Yonga Levha Fabrikası Ayancık Orman Ürünleri Sanayi ve Tic. A.Ş.
(AYORSAN ), Taciroğlu Orman ürünleri Ticaret ve A.Ş. , Ayancık Mobilya ve
Ders Araçları Üretim ve Pazarlama A.Ş. ve Yenikonak Köyündeki keten stok
durumuna göre faaliyet gösteren Keten İşleme Fabrikası'dır.
İlçe merkezinde Akbank , Halk Bankası , Ziraat Bankası ve İş Bankası olmak
üzere 4 adet banka mevcuttur.
Nakliyeciler Kooperatifine bağlı 170 kamyon bulunmaktadır. Eskiden 650 olan
bu sayı ORÜS Kereste Fabrikasının özelleştirilmesi ve kapasitesinin düşmesi
nedenleri ile meydana gelen göçler sonucu azalmıştır.
Yörenin sahip olduğu deniz kıyıları mevsimin kısalığına rağmen turizm
hareketlerinin odak noktasını oluşturmaktadır. Tüm sahil kesimi konaklama
tesisleri, kampingler ve günübirlik tesisler gibi yatırımların
gerçekleştirilmesine müsaittir.
Balıkçılık anılan faaliyetleri destekleyen doğal bir geçim kaynağı olma
özelliğini korumuştur. Ayrıca küçük çapta ve sınırlı tarım arazisinde
çiftçilik ve hayvancılık yapıla gelmiştir.
Küçük el sanatlarını teşkil eden keten üretimi ve dokuması ile "Ayancık
Bürümcüğü" adı verilen giysi imali, halı-kilim dokuma, iskemle, ambalaj
sandığı yapımı, sepet ve küfe örücülüğü, kapı-pencere ve doğrama işleri ile
bunların satışı da ticari faaliyetler arasında sayılabilir.
İlçe merkezinde haftanın her Pazartesi ve Cuma günleri kurulan pazarında,
her yıl Temmuz ayının son haftasında gerçekleştirilen Ayancık Kültür Sanat
ve Keten Festivali süresince ve her yıl 18-22 eylül arasında kurulan
panayırda, köylerden ve civar İl ve ilçelerden gelenlerle, ticari
faaliyetlerde bir hareketlilik yaşanmaktadır.
Yöre halkı İlçe merkezinde Pazartesi ve Cuma günleri kurulan hafta pazarında
köyde ürettiği ihtiyaç fazlası süt, yumurta, bal, yaş sebze ve meyve ile,
fındık kestane, ceviz vb. ürünleri satarak değerlendirmekte ve aile
ekonomisine katkı sağlamaktadır.
İlçemizin toplam arazisi 86.600 hektar olup bu arazinin 24.350 hektarı
tarıma elverişli arazi olarak değerlendirilebilir. İlçemiz arazisinin
kullanım şekli ve toplam arazi içindeki yüzdesi aşağıdaki gibidir.
Arazi Dağılımı
Arazi Alanı (Da)
Tarla 87.590
Bağ-Bahçe 21.020
Sebze 10.280
Çayır Mera 60.880
Nadas 63.730
Toplam 243.500
Tarım Dışı Arazinin
Vasfý Alanı (Da) Yüzde %
Orman Sahası 597.780 69,00
Yol Ve Dereler 24.720 2,86
Toplam 622.500 71,86
Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere İlçemiz arazisinin % 71.86 gibi büyük
bir kısmı tarım dışı arazidir. Tarım arazisi olarak tanımladığımız ve
İlçemiz arazisinin sadece % 28.14 lük kısmından ibaret olan arazilerin de,
büyük bir kısmını eğimli araziler teşkil etmektedir. Çok az bir kısım arazi
ise vadi yataklarındaki küçük düzlüklerden ibarettir. Çiftçilerin büyük
kısmının arazi toplamı 250 dekarın altından kalmaktadır. Bu araziler de
engebeli ve çok küçük parçalardan oluşmaktadır. Yaklaşık 5.500 civarında
küçük çiftçi ailesi bulunmaktadır. Tarım arazilerinin, eğimli ve yıllık
yağış miktarının fazla olması sebebi ile erozyondan fazla etkilenmektedir.
İlçemizde 30 civarında aile balıkçılıkla uğraşmakta ve geçimini bu yolla
temin etmektedir. Yöre hem balık çeşidi bakımından hem de balık miktarı
bakımından oldukça zengindir. Mevsimine göre Kalkan, Lüfer, Palamut, Mezgit,
İstavrit, Barbunya, Kefal ve Hamsi gibi balıklar ekonomik önemi olan
balıklardır.
İlçede Hayvancılık ve Arıcılık alanında da son yıllarda bir canlılık
gözlenmektedir. İlçemize bağlı köylerde 19 Tarımsal Kalkınma, 1 Su Ürünleri,
1 Tarım Kredi kooperatifi olmak üzere 21 tarımsal amaçlı kooperatif
mevcuttur.
Sonuç olarak: Sanayi, Ticaret, Tarım ve Hayvancılık sektörlerinin mevcut
durumu; İlçe ekonomisinin içe dönük, durgun ve gelişmemiş olduğunu açıkça
göstermektedir.
Eğitim-Sağlık-Spor
Eğitim
1928 Harf İnkılabını takiben inşasına başlanan Mehmet Akif Ersoy ilkokulu
1933 yılında halk tarafından tamamlanarak eğitim ve öğretime başlanmış, bunu
1948 yılında İsmet İnönü İlkokulunun açılışı takip etmiştir.
İlçe genelinde okuma yazma oranı % 92.6'dır.
İlköğretim okullarında toplam 3423 öğrenci öğrenim görmekte ve 201 öğretmen
görev yapmaktadır. (İlköğretim 2. kademe dahil) İlçe merkezinde 5 ve
köylerdeki 28 ilköğretim okulunun toplam derslik sayısı 1741'dir.
İlçe merkezinde ilköğretim okulu öğrencilerin barınabileceği 1 adet 300
öğrenci kapasiteli Fatih İlköğretim Okulu Pansiyonu bulunmaktadır.
Yenikonak Köyünde bulunan İlköğretim Okulu Pansiyonunda da 300 öğrenci
kapasitelidir.
Orta öğretim okullarında toplam 64 derslikte 97 öğretmen görev yapmakta ve
942 öğrenci eğitim görmektedir. İlçemizde orta öğretim öğrencilerinin
barınabileceği bir adet özel dernek yurdu bulunmaktadır(Ayancık Öğrenim
Çağındaki Talebeler Yardım Derneği Yurdu).Belediyeden protokolle temin
edilen tesiste 40 öğrencinin barındırılmaya başlandığı orta öğrenim
pansiyonunun ihtiyaçları Ticaret Meslek Lisesi bünyesinde giderilmektedir.
Gerek ekonomik nedenlerle, gerekse İlçe merkezinde orta öğretim
öğrencilerinin barınacağı kamuya ait öğrenci yurtlarının bulunmayışı
nedeniyle; ilköğretimden orta öğretime geçiş oranı beklenen düzeyde
olmamaktadır.
İlçemizdeki ortaöğretim kurumları şunlardır: Ayancık Lisesi, Ticaret Meslek
Lisesi, Anadolu Lisesi Meslek Lisesi, İmam-Hatip Lisesi ve Endüstri Meslek
Lisesi.
Yüksek Öğretim Kurumları : Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Ayancık Meslek
Yüksek Okulu'nun Endüstriyel Elektronik bölümünde 2. öğretime devam eden
1.sınıfta 5 öğrenci, 2.sınıfta 27 öğrenci bulunmaktadır. 32 öğrencinin 6 sı
Ayancık İlçesinden diğerleri ise İl dışındandır. Öğrenciler gruplar halinde
kiralık evlerde kalmaktadırlar.
Sosyal Tesisler : Yalı Mahallesi Hükümet Caddesindeki Öğretmen evi 3 katlı
olup, 32 yatak kapasitelidir. (39 kişi yatırılabilmektedir.)
Kitap Evleri : 6 adet olup, bir adet de ulusal gazeteleri satan bayi
bulunur.
Sinema : Yoktur.
Tiyatro : Özel Tiyatro salonu ve grubu bulunmamakla birlikte; okullar
bünyesinde, öğrenciler tarafından tiyatro faaliyetleri düzenlenmektedir.
Kültür Merkezi : İlçede Kültür Merkezi bulunmamakta olup,1 Halk Kütüphanesi
vardır.
Sağlık
İlçe Merkezinde 50 yatak kapasiteli bir Devlet Hastanesi ile bir Sağlık
Ocağı ve SSK Ayancık Dispanser Tabipliği bulunmaktadır.
Devlet Hastanesinde 6 Uzman Hekim (Dahiliye, Kadın Doğum, KBB, Genel
Cerrahi, Çocuk Hastalıkları, Göz) 1 Diş Hekimi, 7 Pratisyen Hekim (acil
servis) ve diğer personel ile Ayancık İlçesine sağlık hizmeti verilmektedir.
Sağlık Ocaklarında birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleri olan
bağışıklama, bulaşıcı hastalıklardan korunma, ana çocuk sağlığı ve aile
planlaması, beslenme, sağlık eğitimi, okul sağlığı ve çevre sağlığı
hizmetleri verilmektedir.
Köylerde Yenikonak, Büyükdüz, Gürsökü ve Hatip Köylerinde birer sağlık ocağı
olmak üzere toplam 4 sağlık ocağı, bunlara bağlı olarak Dedeağaç, Ortalık,
Pazarcık, Tevfikiye, Babaçay, Bakırlı, Dibekli, Kızılcakaya, Akören,
Doğanlı, Zaviye, Babaköy, Kütük, Tarakçı, Söküçayırı, Kurt ve Abdulkadir
köylerinde toplam 17 sağlık evi ile tedavi edici ve koruyucu sağlık
hizmetleri verilmektedir.
Spor
600 kişilik Gazi stadyumu bulunmakta olup, Sinop amatör kümede oynayan iki
futbol takımı vardır. Ayrıca, okullar bünyesinde; futbol, voleybol ve
basketbol takımları faaliyetlerini sürdürmektedirler. İlçede Futbola ilgi
çok fazladır. Birinci Lig takımlarından Galatasaraylı Hakan ÜNSAL
Ayancıklıdır.
Ayancık Belediyesince 1993 yılında yaptırılan bir adet minyatür halı saha
gençlerin ve yetişkinlerin futbol oynamalarına ve antrenman yapmalarına
imkan vermektedir. Avcılık sporuna merak vardır. İki adet Avcılar ve
Atıcılar Kulübü bulunmaktadır.
Güreş sporuna da ilgi vardır. Her yıl Hıdrellez Şenliklerinde köylerde güreş
müsabakaları yapılmaktadır. Kayak sporu tesisleri yoktur. 1936 yıllarında,
binicilik sporunun da yapıldığı ilçede günümüzde bu spor faaliyetlerine
rastlanılmamaktadır. Yine 1936 yıllarında tesisi de bululan "Tenis Sporu" da
bugün yapılmayanlar arasındadır.
Yatırım ve Projeler
Ayancık Küçük Sanayi Sitesi
Ayancık Küçük Sanayi Sitesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 1994 yılı
yatırım programında yeni proje olarak yer almıştır. Müteahhitliği Ayancık
Belediyesi tarafından yapılmaktadır. Proje 100 iş yeri, sosyal tesis ve
çıraklık okulunun kapsamaktadır. Toplam 10 blok üzerine 120 m2' lik 100 adet
işyeri bulunmaktadır. İnşaatlardan 10 bloğun boya badana ve çevre dolgu
işleri yapılmaktadır. Proje bedeli 1.352 milyar, yapılan harcama 647 milyar,
yılı ödeneği ise 705 milyar olup, fiziki gerçekleşme oranı % 99' dır.
Projenin 2003 yılı sonu itibariyle bitirilmesi öngörülmüştür.
Ayancık Kanalizasyon Projesi
Proje Şebeke+Arıtma+Deşarj tesisini kapsamaktadır. 1995 yılında İller
Bankasınca ihale edilmiş ve aratma tesisi dışında tamamlanmıştır.
Ayancık Afet Konutları İnşaatları
Ayancık İlçesine bağlı köylerde meydana gelen heyelan afeti nedeniyle hak
sahipliği kabul edilenler için İlçemiz Aşağı Köyü girişinde 208 hak sahibi
konut inşaatlarına, 16.02.1998 tarihinde 6 grup halinde başlanılmıştır. 2003
Yılı Nisan ayı itibariyle 6. grupta bulunan inşaatların % 100 tamamlanarak
geçici kabulleri yapılmıştır.
İnaltı Mağarası
İnaltı mağarasının elektrifikasyonu, trafo, kapı, merdiveni, çeşme ve
tuvaleti yapılmış; mağara içindeki gezi güzergahı ve kır kahvesi yapım
çalışmaları devam etmektedir. İnaltı Mağarası ve diğer turistik yöremiz
Akgöl'e gidişi de sağlayan Bakırlı-Avdullu-İnaltı ve Akgöl-İnaltı
bağlantılarının iyileştirme çalışmaları devam etmektedir.
Zübeyde Hanım Ana Okulu
2002-2003 öğretim yılında hizmete giren Anaokulunun çevre düzenleme
çalışmaları devam etmektedir.
Cumhuriyet İlköğretim Okulu
2003-2004 yılında eğitim-öğretime açılan Beşiktaş Mahallesi Cumhuriyet
İlköğretim Okulunun çevre düzenleme çalışmaları devam etmektedir.
Denizciler Mahallesi Balıkçı Barınağı
Denizciler Mahallesi Balıkçı Barınağının onarım işine Kasım 2003 ayı içinde
başlanmış olup, çalışmalar devam etmektedir.
İlçemizde Devam Eden Önemli Çalışmalar
- 19 Mayıs Üniversitesi Senatosunca açılmasına karar verilen ve YÖK
Başkanlığınca onaylanan, bünyesinde üç bölüm (Bilgisayar Teknolojisi ve
Programcılığı, Mobilya ve Dekorasyon, Endüstriyel Elektronik Programı)
bulunacak olan Ayancık Meslek Yüksek Okulunun açılması çalışmaları
sürmektedir.
- İlçemizin 22 köyünde tam, 1 köyünde kısmı kadastro çalışması
yapılmış olup, 2 köyde kadastro çalışmaları sürmektedir. 11 köyde ise orman
kadastrosu yapılmıştır.
İlçemizin İhtiyaçları
- Çevre ile ulaşımı sağlayan yollar (Ayancık-Sinop, Ayancık-Sakız)
Karayollarınca iyileştirilmelidir.
- Yeri hazır olan Anadolu Lisesi yatırım programına alınmalıdır.
- Ödeneğin yetersizliği nedeniyle şu ana kadar ihale edilemeyen
Denizciler Mahallesi Balıkçı Barınağı için onarımını yapmaya yeterli ödenek,
son yıllarda meydana gelen tahribatlar da dikkate alınarak konulmalıdır.
- Yüksek rakımda bulunan Çangal-Akgöl mevkiinde Ayancık-Boyabat
(Sakız) kara yolu üzerinde 2 araçlık bakımevi yapılmalıdır.
- Akgöl' ün turizme kazandırılması için buranın, Milli Parklar Genel
Müdürlüğünün turizm yatırım programına alınması sağlanmalıdır. Ayrıca
Çangal-Akgöl yolu ve Akgöl ile İnaltı Mağarası arasındaki yol asfaltlanırsa
insanlarımız için ikisinin birlikte ziyareti kolaylaştırılacaktır.
- Gazi Stadının tribünün üzerinin kapatılması ve zemininin de
çimlendirilmesi için programa alınması sağlanmalıdır.
- Belediye tarafından protokolle 49 yıllığına kullanım hakkı Kültür
Bakanlığına bırakılan Sinema restore edilerek türlü sosyal etkinlikler için
iyileştirilmelidir.





|